EhLi Sünnet Sohbet, EhLi Sünnet Sitesi, iSLami Sohbet
TRABZONSPOR BEşiKTAş MAçI GENiş öZET iZLE
TRABZONSPOR BEşiKTAş MAçI GENiş öZET iZLE, TRABZONSPOR BEşiKTAş MAçI özet izle, TRABZONSPOR BEşiKTAş MAçI izle, TRABZON beşiktaş maçı, islami sohbet
22:00 Maç özeti yayınlanacaktır
Spor Toto Süper Lig’in 25. haftasında Trabzonspor sahasında Beşiktaş’ı ağırlayacak. Karşılaşma 19:00′da başlayacak. Hüseyin Avni Aker’de oynanacak olan mücadeleyi hakem Fırat Aydınus yönetecek. Aydınus’un yardımcılıklarını ise Serkan Ok ve Aleks Taşçıoğlu yapacak.
KARŞILAŞMANIN İLK 11′İ BELLİ OLDU
TRABZONSPOR
Onur
Serkan
Mustafa
Bamba
Cech
Zokora
Soner
Adrian
Halil
Olcan
Henrique
BEŞİKTAŞ
McGregor
Hilbert
Sivok
Ersan
Emre Özkan
İbrahim Toraman
Oğuzhan
Fernandes
Holosko
Olcay
Niang
DüNYA KADINLAR GüNü şiiRLERi
Kadın
Ruhu düşleri kadar engin
Teni dağ esintilerinden ılık
Yüreği okyanus tınısı
yarınları yoğuran ellerinin her bir tırnağında ayrı bir hatıra
her bir tencerede yeni bir hatır
bakışının değdiği yerde umut
sesinin çınladığı her bir kulakta öğüt
kadın
nasırlı ellerinde bebesini yoğuran
kadın
ağıdıyla gülüşlü yarınları var kılan
kadın
işinde köle,
kadın
evinde hizmetçi
kadın
amelinde efendi
kadın
yarın..
-Aslı Şahin-
DüNYA KADINLAR GüNü şiiRLERi, DüNYA KADINLAR GüNü şiiR dinle, kadın şiirleri, islami sohbet
8 MART DüNYA KADINLAR GüNüNüN öNEMi
8 MART DüNYA KADINLAR GüNüNüN öNEMi, DüNYA KADINLAR GüNüNüN öNEMi, Dunya kadınlar gunu, islami sohbet
8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle AK Parti Nevşehir Milletvekili Ebubekir Gizligider, Göreme Belediye Başkanı Nuri Gingil, Nevşehir Barosu Başkanı Fahri Korucu kutlama mesajı yayımladı.
Gizligider, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajında, tüm dünyada kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu yaşam özlemlerini ve isteklerini dile getirdikleri, birlik ve beraberlik günü olarak kutlandığını belirtti.
Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün kutlayan Gizligider, mesajında şunları kaydetti:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin odak noktasında yer alan kadınlarımız, üstlendikleri misyonu ve yaşatma görevini hiçbir fedakarlıktan çekinmeden yerine getirmiş, modern ve çağdaş Türkiye’nin oluşmasında söz sahibi olmuşlardır. Kadınlarımız, ekonomik ve sosyal yaşamın ayrılmaz parçaları,üretimin etkin unsurlarıdır. Ülkemizde, her alanda başarılı çalışmalar yapan kadınlarımızın siyasette ve diğer alanlarda daha fazla temsil edilmeleri ve etkin rol üstlenmeleri övünç kaynağımızdır. Büyük Önder Atatürk’ün öngörüsüyle, kadınlarımız her alanda erkeklerle eşit koşullarda olacak şekilde yasal düzenlemeler, birçok dünya ülkesinden önce hayata geçirilmiştir. Kadınlarımızın sorunlarına sahip çıkarak, kadın hakları konusunda önemli gelişmeler sağlanmaktadır. Kadın-erkek eşitliğinin gerçekleşmesi için gösterilen çabaları destekliyor, tüm vatandaşlarımızı bu konuda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye davet ediyorum.”
Göreme Belediye Başkanı Cingil de, kadınların etkisinin hayatın her alanında görüldüğüne dikkat çekti, bunun sevindirici bir gelişme olduğunu söyledi.
Kadınların, toplumun oluşmasında gerekli temel yapı taşlarının en önemlisi olduğunu, nesillerin ve nesilleri geleceğe taşıyan liderlerin yetişmesinde en önemli görevin, kutsal sıfat anne sıfatına sahip kadınlarda olduğunu ifade eden Cingil, mesajına şöyle devam etti:
“Bu kutsal sıfata sahip kadınlarımız, annelerimiz bizlerin baş tacı konumunda olup, milli mücadele yıllarında da vatan müdafaasında da önemli görev almışlardır. Toplum kadınlardan artık daha fazla başarı beklemektedir. Kadınlar, kendilerini eksik görmemeli, her işi yapabilecek hakka sahip olduğunu bilmelidir. Hiç kimse kadınların hayatımızdaki yerini inkar edemeyeceği gibi kadınlarımızda kendilerine verilen önemi, değeri iyi gözlemlemelidirler. Bizler kasabamız kadınlarına yönelik gezi programları düzenleyerek, onların daha iyi şartlara gelmesini ve toplumda kendilerini söz sahibi görmelerini sağlayarak pozitif ayrımcılığa destek vermeye devam ediyoruz. Bu vesile ile başta annelerimiz olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlarım.”
Baro Başkanı Korucu ise kadınların toplumsal ve ekonomik yaşamın ayrılmaz parçası olduğunu belirterek, yaşamı boyunca birçok güçlüğe katlanan ve büyük sorumluluklar üstlenen kadınların, toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarının, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük hedefleri arasında olduğunu kaydetti.
Kadınların, toplumsal ve ekonomik yaşamın ayrılmaz parçası ve en etkin ögesi olduğunu ifade eden Baro Başkanı Fahri Korucu, “Ülkemizde her alanda başarılı çalışmalar yapan kadınların sayısının artması övünç kaynağımızdır. Devletin ilgili kurumlarının yanı sıra, sivil toplum kuruluşlarının da kadın haklarının geliştirilmesi, kadınların bilinçlendirilmesi konusunda yürüttükleri çalışmalar mutluluk vericidir” dedi.
MüNAFIKLARIN KARAKTERi NASIL OLUR
Münafık kelimesi, karışıklık, bozgunculuk çıkaran anlamına gelir Münafıklar, mümin olmadıkları halde mümin taklidi yaparak, onların içinde barınmaya çalışan, menfaatçi yapıya sahip, ikiyüzlü insanlardır Münafıklar çeşit çeşittir Kimi sadece maddi menfaat için müminlerin içindedir, kimi müminlere hırsından dolayı onlara zarar vermek için aralarına girer, kimi de iman eder ancak daha sonra niyetlerini bozar ve inkara saparlar Ancak hepsinin ortak bir özelliği vardır, o da müminlere düşman olmaları ve bu yönde çaba sarf etmeleridir
Allah’a and içiyorlar ki (o inkar sözünü) söylemediler Oysa andolsun, onlar inkar sözünü söylemişlerdir ve İslamlıklarından sonra inkara sapmışlardır ve erişemedikleri birşeye yeltenmişlerdir (Tevbe Suresi -74)
Münafıklar, müminlerin arasında yaşadıkları sürece, onlar gibi davranarak, kendilerini gizlemeye çalışırlar Müminlerin başına bir sıkıntı ve zorluk geldiğinde ya da menfaatleri çatıştığında ise gerçek yüzleri ortaya çıkar İman edenlerin yanından ayrılırken veya ayrıldıktan sonra onlara zarar vermeye ve müminlerin arasındaki birliği bozmaya çalışırlar
Münafıklar, karakter olarak şeytanla birebir aynı özellikleri taşırlar Şeytan gibi, Allah’ın varlığını bilir ve kabul ederler Ancak Allah’tan korkmak yerine, Allah’ın kalplerinde gizledikleri hainliği açığa çıkaracak bir sureyi indirmesinden korkarlar
Münafıklar, kalblerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin aleyhlerinde indirilmesinden çekiniyorlar De ki: “Alay edin Şüphesiz, Allah kaçınmakta olduklarınızı açığa çıkarandır” (Tevbe Suresi -64)
Allah’a ve elçisine inandıklarını söyler, ancak itaat etmezler Bunu yaparken de kendilerinin doğru olduğunu zannederek tevil yoluna giderler Ama atladıkları bir konu vardır ki “Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir) Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir (Taha Suresi – 7)”
Münafıklar sana geldikleri zaman: “Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Allah’ın elçisisin” dediler… (Münafikun Suresi – 1)
Onlara: “Gelin, Allah’ın yolunda savaşın ya da savunma yapın” denildiğinde, “Biz savaşmayı bilseydik elbette sizi izlerdik” dediler O gün onlar, imandan çok küfre daha yakındılar Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı Allah, onların gizli tuttuklarını daha iyi bilir (Al-i İmran Suresi – 167)
İkiyüzlü oldukları için, elçi ve Kuran’a davet edildiklerinde var güçleriyle kaçarlar
Onlara: “Allah’ın indirdiğine ve elçiye gelin” denildiğinde, o münafıkların senden kaçabildiklerince kaçtıklarını görürsün (Nisa Suresi – 61)
Kalplerinde hastalık bulunan münafıklar, müminlerin içinde yaşadıkları sürece kendilerini çeşitli şekillerde gizlemeye çalışırlar Ancak Allah Kuran’da, müminlerin münafıkları tanımaları ve tedbirli olmaları için, onların bütün özelliklerini ortaya çıkarmıştır Bu da Rabbimizin münafıklara kurduğu mükemmel bir tuzaktır Örneğin müminler namazı, Allah ile buluşma vakti olarak değerlendirdikleri için bu randevuya sevinç içinde kalkarlar Oysa münafıklar, bütün ibadetlerde olduğu gibi, namazı da Allah rızasını gözetmeden, yalnızca gösteriş olsun diye yaptıkları için isteksiz ve zoraki kalkarlar Allah’ın anıldığı ortamlardan sıkılır ve Allah’ı çok az anarlar
Gerçek şu ki, münafıklar (sözde), Allah’ı aldatmaktadırlar Oysa O, onları aldatandır Namaza kalktıkları zaman, isteksizce kalkarlar İnsanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı ancak çok az anarlar (Nisa Suresi -142)
Zorluk anlarında tevekkül göstermezler Müminleri de tevekkülsüzlüğe sürüklemek ve aralarındaki birliği bozmak isterler
İşte orada, iman edenler, sınanmış ve ******li bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: ‘Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi’ diyorlardı (Ahzab Suresi – 11,12)
Oysa müminler, zorluk anlarında münafıkların gösterdiği zaafın aksine, daha güçlü ve tevekküllü olurlar
Müminler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: ‘Bu, Allah’ın ve Resûlü’nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir’ Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı (Ahzap Suresi -22)
Münafıkların en önemli özelliklerinden biri, fitneci bir karaktere sahip olmalarıdır Bu yönleriyle müminlere sürekli rahatsızlık vermek ve müminlerin arasındaki tesanütü bozmak isterler
Kendilerine: ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın’ denildiğinde: ‘Biz sadece ıslah edicileriz’ derler Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değillerdir (Bakara Suresi -11,12)
Kuran’da fitneci karaktere örnek olarak gösterilen, Hz Musa’nın kavmindeki münafıkların başı olan Samiri, Hz Musa’nın yokluğundan istifade ederek, kavmin içine fitne sokmuş ve birçok inananın sapmasına neden olmuştur
Dedi ki: “Biz senden sonra kavmini deneme (fitne)den geçirdik, Samiri onları şaşırtıp-saptırdı” (Taha Suresi – 85)
Münafıkların Kuran’da bildirilen diğer özellikleri ise, inkarcılara sevgi duymaları, güç ve onuru onların yanında aramalarıdır Oysa Allah pek çok ayetinde müminleri, inkarcıları dost edinmekten men etmiştir Oysa münafıklar müminleri bırakıp, kendileri ile aynı özelliklere sahip, Allah’a inanmayan, ahireti unutan ve çevrelerinde bulunan herkesin de böyle olması için çaba sarf eden inkarcıları dost edinirler
“Onlar müminleri bırakıp kafirleri dost edinirler” (Nisa Suresi -139)
Doğal olarak insan, her zaman güçlü olanın yanında olmak ister Allah tek güç sahibidir Şeytan ve yandaşları ise zayıf ve güçsüzdür Hepsi Allah’ın kontrolündedirGüçlünün yanında olmak isteyen müminlerin tercihi imandır Tek güç sahibi olan Allah’ın katında, aradıkları gücü ve onuru bulurlar Ancak akıldan yoksun şeytan ve yandaşı olan münafıklar, sayıca daha kalabalık oldukları için, inkârcıların yakınında olmayı bir güç ve onur göstergesi zannederler Allah’ın yarattığı insanlarda bu gücü arayarak, yine Rabbimizin kendilerine kurduğu tuzağın içine düşerler Zira “Allah, kâfirlere mü’minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez” (Nisa Suresi -141) ve Allah, müminleri her zaman destekler ve galip kılar
” izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah’ın, O’nun Resulü’nün ve mü’minlerindir Ancak münafıklar bilmiyorlar” (Münafikun Suresi – 8)
Münafıkların en önemli özelliklerinden biri de sözlerinde durmamaları, yalancı olmaları ve biri diğerini tutmayan sözleridir
Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı (Al-i İmran Suresi -167)
Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir (Tevbe Suresi -107)
Müminler, iyiliği emredip kötülükten sakındırır ve ihtiyaçtan arta kalan mallarını Allah yolunda harcarlar Münafıklar ise kötülüğü emredip iyilikten sakındırmak için çaba sarf ederler ve ellerini sımsıkı tutup isteksizce, sadece gösteriş olsun diye harcarlar .
Münafık erkekler ve münafık kadınlar, bazısı bazısındandır; kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, ellerini sımsıkı tutarlar… (Tevbe Suresi – 67)
Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Allah’a ve ahiret gününe de inanmazlar… (Nisa Suresi -38)
Münafıklar hem fiziksel, hem de manevi yönden pistirler “Gerçekten münafıklar, ateşin en alçak tabakasındadırlar” (Nisa Suresi -145) ayetinde Rabbimizin haber verdiği gibi bu dünyada da cehennemin en dibinden tanıdıkları pis ve iğrenç ortamlarda yaşarlar ve kendileri de layığıyla temizlenmezler Kalplerindeki pislik görüntülerine de yansır
Kalblerinde hastalık olanların ise, iğrençliklerine iğrençlik (murdarlık) ekleyip-arttırmış ve onlar kâfir kimseler olarak ölmüşlerdir (Tevbe Suresi -125)
Şu ana kadar yaşayan bütün münafıklar, Kuran’da anlatılan münafıklarla aynı özellikleri göstermiştir Allah’ın sünnetinde kesin olarak bir değişiklik bulamazsın(Ahzab Suresi -62) ayeti gereği, bundan sonra yaşayacak münafıklar da aynı özellikleri göstereceklerdir
MüNAFIKLARIN KARAKTERi NASIL OLUR, MüNAFIKLARIN KARAKTERi, münafık karakteri, islami sohbet
iSLAMDA PENGUENLER
iSLAMDA PENGUENLER, iSLAMDA PENGUEN, penguenler, islami sohbet
Penguenlerin yaşadığı kutup bölgesinde hava sıcaklığı – 40 derecelere ulaşır. Bu soğuk hava koşullarında yaşamaya uygun yaratılmış olan penguenlerin vücutları, kalın bir yağ tabakası ile kaplıdır. Aynı zamanda besinleri çok hızlı parçalama özelliğine sahip bir sindirim sistemleri vardır. Bu iki özellik birleştiğinde penguenlerin vücut ısıları +400 derecelik bir yüksekliğe ulaşır. Bu nedenle dışarının soğukluğu penguen için bir önem taşımaz. Ancak yavru penguenler için durum farklıdır.
Penguenler, kutup kışının yaşandığı, ısının -40 derecelere düştüğü zor koşullarda kuluçkaya yatarlar. Kuluçkaya yatan dişi değil, erkek penguendir. Kuluçkanın devam ettiği kış ayı boyunca buzul dağlarının büyümesi ile en yakın besin kaynağının bulunduğu deniz kıyısına olan uzaklık da artar. Bazen bu mesafe 100 km’yi dahi geçer. Penguenler yumurtlamak için sıcak bahar ayları yerine, koşulların çok zor olduğu kış aylarını tercih ederler. Burada çok önemli bir mucize vardır. Penguenler yazın kuluçkaya yatsa, yumurtanın çatlayacağı kış döneminde her yer donacağı için yavruyu soğuktan korumak ve gerekli besini bulmakta zorlanacaklardı. Akıl ve bilgi sahibi olmayan bu sevimli hayvanların böylesine mucizevî bir karar vermeleri, elbette Allah’ın ilhamı ile hareket ettiklerinin çok açık bir delilidir.
Dişi penguenler yumurtayı yumurtladıktan sonra kuluçka görevini erkeğe devredip denizlere dönerler. Yaklaşık dört ay boyunca yumurtaları bekleyen erkek penguen, bu süre zarfında avlanamadığı için yarı yarıya kilo kaybeder. Hızı saatte 120 km’yi bulan kutup fırtınalarına karşı yumurtayı asla terk etmeden korur.
Dört ayın sonunda yumurta çatlamaya başladığında, dişi penguen de erkeğinin yanına dönmüş olur. Dört ay boyunca boş durmadan avlanıp yavrusu için kursağında besin biriktirmiştir. Dişi penguen, birbirine benzeyen yüzlerce penguen arasında eşini ve yavrusunu kolaylıkla bulur. Kursağında biriktirdiği besinleri boşaltarak yavrusunun beslenmesini üstlenir.
Bahar gelip de buzlar erimeye başladığında, buzulların üzerinde açılan deliklerden deniz ortaya çıkar. Anne ve baba penguen bu deliklerden dalarak kendileri ve yavruları için balık avlarlar.
Bir penguenin yavrusuna bakması oldukça zahmetli bir iştir. Çoğu zaman ebeveynler hiçbir şey yemeden yavrularını beslerler. Ayrıca her yerin buzla kaplı olduğu bir ortamda yuva yapma imkânları olmadığı için, yavrularını soğuktan korumak amacıyla onu ayaklarının üzerine koyup, karınlarıyla ısıtırlar.
Peki, anne ve baba penguen neden böyle bir fedakârlık yapar? Darwin’in evrim teorisi, tüm canlıların bencil olduklarını ve sadece kendi yaşamları için mücadele ettiklerini öngörmektedir. Penguenlerin göstermiş olduğu bu fedakâr davranış ise bu öngörüyü tamamen yalanlamaktadır.
Diğer önemli nokta ise, hayvanın sahip olduğu bu inanılmaz fedakârlığın ona “ilham” edilmiş bir içgüdü olduğudur. Allah penguen türünün devamını, hayvana yaratıldığı andan itibaren verdiği bu fedakârlık özelliği ile sağlamıştır.
TARiKAT KURAN SUBAY iNTiHAR ETTi
TARiKAT KURAN SUBAY iNTiHAR ETTi, TARiKAT KURAN SUBAY vefat etti, TARiKAT KURAN SUBAY, islami sohbet
İzmir İzmir’in Konak İlçesi’nde, pilot üsteğmen rütbesindeyken psikolojik sorunları nedeniyle malulen emekli olan 35 yaşındaki A.U.M., yatalak annesi ile beraber yaşadığı evin koridorunda kendini yakarak intihar etti.
Olay, Konak İlçesi Barbaros Mahallesi Mithatpaşa Caddesi numara 79′da meydana geldi. Apartmanın 3′üncü katındaki daireden gece saat 01.00 sırlarında duman çıktığını gören apartman sakinleri, polis ve itfaiyeye haber verdi. Polis ekipleri olay yerine gelerek duman çıkan daireye girmeye çalıştı. Olay yerine gelen AKS 110′a bağlı ekipler kapıyı kırarak açtı.
İtfaiye ekipleri, kapının arkasında yanmış bir erkek cesedinin olduğunu gördü. Polisin yaptığı incelemede yanmış cesedin Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 25 yaşında psikolojik sorunları nedeniyle pilot üsteğmen rütbesindeyken emekli olan A.U.M’nin olduğunu belirledi. Evde inceleme yapan ekipler, odada A.U.M’nin yatalak olan annesi S.M. ile karşılaştı. Çıkan dumandan etkilenen anne S.M. sağlık görevlileri tarafından ambulansla Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
A.U.M’nin komşuları, onun bir süredir psikolojik sorunları olduğunu, iki gündür ise evden bazı gürültülerin geldiğini ama anlam veremediklerini; son zamanlarda ise hiç kimseyle konuşmadığını ve kapıyı kimseye açmadığını söyledi. Evde inceleme yapılan incelemede yanıcı bir madde ile kendini yakarak intihar ettiği belirlendi. A.U.M’nin yanmış cesedi, yapılan incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.
TARİKAT OLUŞTURUP, İNTERNET SİTESİ KURMUŞ
Emekli Pilot A.U.M’nin odasında yapılan incelemede, duvarda dini terimler bulundu.
A.U.M’nin, takma isimle bir internet sitesi kurduğu burada, ‘Haniflik’ adı altında tarikat oluşturup, bu konuda açıklamalarda bulunduğu ileri sürüldü.
A.U.M’nin, 74 yaşındaki babası Y.M. 1,5 yıl önce vefat ettiği, annesi S.Y.nin ise 7 ay önce felç geçirerek yatalak olduğu öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
SINAVSIZ MEMUR OLMAK
SINAVSIZ MEMUR OLMAK, SINAVSIZ nasıl memur olunur, SINAVSIZ MEMUR, islami sohbet
Kamu kurumlarında memur olmak için sınavlarda başarılı olma şartı aranırken bazı kurumlarda atama yoluyla devlet memuru olma imkanı veriliyor.
İşte o kurumlar;
-Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği sınavsız atamayla memur alan kurumların başında geliyor.
-Başbakanlık Başmüşavirliği de sınavsız atamayla memur alabiliyor.
-Milli istihbarat teşkilatı da özerk yapısı gereği sınavsız memur ataması yapabiliyor.
-Milli güvenlik Kurulu da istisnai durumlarda memur atalamarını sınavsız yapabilen kurumlar arasında.
-Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı da uygun gördüğü durumlarda sınavsız memur alabiliyor.
-Sınavsız memur alımı yapabilen bir diğer kurum da “Devlet Sanatçılığı” olarak bilinen ünvan. Devlet sanatçılığı atamaları Başbakan’ın önerisi Cumhurbaşkanı’nın onayı ile sınavsız olarak yapılıyor.
RUSYADA çEKiLEN TüRK DiZiSi
RUSYADA çEKiLEN TüRK DiZiSi, RUSYADA çEKiLEN TüRK Dizi,çekilen dizi, islami sohbet
100′den fazla Türk oyuncuya ihtiyacın bulunduğu belirtilen “Sultanahmet Pazarı” dizinin senaryosunda sosyal ilişkiler ve aşk var Rusya’da Türk dizisi çekilecek. “Sultanhamet Pazarı” ismini taşıyacak dizi için 100′den fazla Türk oyuncunun gerekeceği bildiriliyor.
Rusya’nın Sesi’ne göre, Rusya’nın devlete ait film yapım şirketi Mosfilm ve resmi yayın organı Birinci Kanal (Perviy Kanal) tarafından çekilecek dizinin çekimlerine Haziran ayında başlanması ve 200 bölümden oluşması planlanıyor.
Adı “Sultanahmet Pazarı” olacak dizi Moskova Türk Tiyatrosu ile işbirliği içinde çekilecek ve Türkiye ve Rusya arasındaki sosyal ilişkiler ele alınacak.
Bu arada, dizi ile ilgili Rusya’nın Sesi’ne konuşan Moskova Türk Tiyatrosu Kurucusu Yunus Arakiz, dizi için 100′den fazla Türk oyuncuya ihtiyacın olduğunu kaydetti.
-”TÜRKÇE GÜZEL DUYULSUN DİYE TÜRK VATANDAŞLARI OYNAYACAK-
Yunus Arakiz, Türk karakterleri için Orta Asya ülkelerinden oyuncu almayacaklarını, Türkçe’nin güzel duyulması için Türk vatandaşlarının seçileceğini ifade ederken “Benden müthiş sayıda oyuncu talepleri var, figüran rollerde oynayacak Türk bayan, erkek 100′ün üzerinde insana ihtiyaç var” dedi.
Arakiz, bazı filmlerde Türk rollerinde genelde Azerbaycan, Dağıstan tarafından insanların oynatıldığına işaret eden Yunus Arakiz, “Biz Türk filmi ise, burada konuda Türk geçiyorsa Türk oynayacak, o şiveyi duymak istiyoruz. İzleyen bir Türk de harbiden bak, gerçekten Türk oyuncular oynuyor’ dedirtmek istiyorlar. Hoşuma giden tarafı bu oldu” şeklinde konuştu.
-AŞKA DA YER VAR
Bu arada “Sultanahmet Pazarı” dizisinin senaryo konusunun sosyal ilişkilerin olduğunu da anlatan Arakiz, “Sürekli evlilikler söz konusu oluyor. Bu evliliklere biraz değinmişler. Türkiye’de çok sevdiği bir erkek var bir bayanın. Fakat konu çok enteresan” dedi.
Yunus Arakiz, Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin zarar görmemesi için kendilerine senaryoda değişiklik hakkı verildiğini de söyledi. – Ankara
EN BüYüK ASAL SAYI KAç
EN BüYüK ASAL SAYI KAç, EN BüYüK ASAL SAYI, ASAL SAYI, islami sohbet
Bilim insanları, en büyük asal sayının keşfedildiğini açıkladı. Uzunluğu 17.425.170 basamak olan rakam, 2008′de keşfedilen ve 12.978.189 basamak uzunluğundaki asal sayının rekorunu da kırmış oldu.
Missouri Üniversitesi’nden matematikçi Curtis Cooper, en büyük asal sayı olan 17 milyon 425 bin 170 haneli sayıyı keşfetti. 2008 yılında keşfedilen 12 milyon 978 bin 189 basamaklı sayı, en uzun asal sayı kabul ediliyordu.
EN BÜYÜK ASAL SAYININ KISALTMASI
Cooper, “2 üzeri 57.885.161 eksi 1″ olarak tanımlanan sayıyı asal sayıları bulmaya adanmış devasa bir gönüllü bilgisayarlar ağının yardımıyla bulduğunu söyledi.
Büyük İnternet Mersenne Asal Sayı Arama (GIMPS) ağı, saniyede 150 trilyon hesaplama yapan 360 bin işlemci kullanıyor. “Mersenne Asalları” olarak da bilinen asal sayıların özel bir sınıfının 48. örneği olan sayı, Cooper’ın şimdiye kadar keşfettiği üçüncü asal sayı oldu.
“Mp = 2n- 1″ olarak formüle edilen Mersenne Asalları, 17. yüzyılda bu sayıları keşfeden Fransız matematikçi Marsin Mersenne’in ismini taşıyor. Şimdiye kadar bu sayılardan sadece 47 tane keşfedilmişti.
Keşif, Cooper’a 3 bin dolarlık GIMPS ödülü kazandırdı.
ASAL SAYI NEDİR?
Asal sayılar yalnız ve yalnız iki pozitif tamsayı böleni olan doğal sayılardır. Asal sayılar, sadece kendisi ve 1 sayısına bölünebilen 1′den büyük pozitif tam sayılar biçiminde de tanımlanabilir.
